Niccolò Paganini on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında Avrupa’yı dolaştı ve kemanın ne yapabileceğine dair beklentiyi değiştirdi. Çift ses, sol el pizzikatosu, uzun armonik dizileri ve tek telde çalınan bölümler onun icrasında bir arada duruyordu.
Bu tekniklerin hiçbirini tek başına o icat etmedi. Yaptığı şey, dağınık duran becerileri bir araya getirip bir dil kurmaktı. Yazdığı Yirmi Dört Kapris bu dilin kataloğu gibidir.
Kapris’ler bugün de merkezdedir. Her biri belirli bir güçlüğü ele alır: arpejler, oktavlar, tel geçişleri, sol el pizzikatosu. Konservatuvar dağarında ileri düzeyin ölçütü sayılırlar.
Etkisi kemanla sınırlı kalmadı. Liszt, Paganini’yi dinledikten sonra piyanoda benzer bir teknik genişleme hedefledi; Brahms ve Rahmaninov Kapris’lerin temaları üzerine eserler yazdı.
Derslerimizde ileri düzey kursiyerler için Kapris’ler ayrı bir hat olarak planlanır; bu hatta girmeden önce gam ve etüt çalışmasının oturmuş olması beklenir.