Antonio Stradivari altmış yılı aşkın bir süre çalgı yaptı. Bu sürenin tamamı aynı değildir. Araştırmacılar 1700 ile 1720 arasını ayrı tutar ve bu döneme altın dönem der.
Değişim ölçülerde başlar. Stradivari bu yıllarda gövdeyi biraz genişletti, kemeri alçalttı ve tablaların kalınlık dağılımını değiştirdi. Sonuç daha güçlü ve daha taşıyıcı bir ses oldu.
Cila da bu dönemde farklıdır. Kırmızıya çalan, saydam bir katman kullanılmıştır. Cilanın sese etkisi hâlâ tartışılır; kesin olan, ahşabın nefes almasını engellemeyecek kadar ince sürüldüğüdür.
Bu dönemin çalgıları arasında Messiah, Soil ve Betts gibi adlarla anılanlar bulunur. Adlar çoğunlukla çalgıyı uzun süre elinde tutmuş kişilerden gelir, yapımcıdan değil.
Derslerimizde çalgı seçimi konuşulurken bu ayrım örnek olarak kullanılır; aynı imzayı taşıyan iki çalgının neden farklı duyulabildiğini göstermek için iyi bir başlangıçtır.